adjective

lucid

berrak, açık, anlaşılır, aklı başında

He gave a very lucid explanation of the issue.

Konuyla ilgili çok net bir açıklama yaptı.

She had a lucid moment in her final days.

Son günlerinde aklının başında olduğu bir an yaşadı.

I often have lucid dreams.

Sık sık lüsid rüyalar görürüm.

(lucid + isim) açık ve anlaşılır. He gave a lucid explanation.

(be + lucid) aklı başında olmak. After the fever, he was lucid again.

Eş anlamlılar: açık, berrak, anlaşılır; Zıt anlamlılar: kafa karıştırıcı, bulanık

Latince 'ışık' anlamına gelen 'lūx' kelimesinden türeyen 'lūcidus' kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'ışık dolu'dur.

Türkçeye de geçen 'lüsid rüya' (bilinçli rüya) terimini düşünün. Bu, 'aklı başında, bilinçli' anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.