noun

luck

şans, talih, kısmet

I wish you the best of luck.

Sana bol şans dilerim.

It was just bad luck that it rained.

Yağmur yağması sadece kötü şanstı.

He has had a lot of luck in his career.

Kariyerinde çok şansı yaver gitti.

good/bad luck ((iyi/kötü şans)) Kaybetmemiz sadece kötü şanstı. It was just bad luck that we lost.

şansı olmak İş bulmada hiç şansı yoktu. He had no luck in finding a job.

Eş anlamlılar: fortune, chance; Zıt anlamlılar: misfortune, bad luck

Orta Hollandaca 'mutluluk, iyi talih' anlamına gelen 'gheluc' kelimesinin kısaltması olan 'luc' kelimesinden gelir.

İyi şansın sembolü olan dört yapraklı yoncayı düşünün. 'Luck' sayılamayan bir isimdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.