noun

lustre

parlaklık, cilâ, şan, şöhret

The old silverware has lost its lustre.

Eski gümüş takımlar parlaklığını kaybetti.

The victory added lustre to his career.

Zafer, kariyerine şan kattı.

((bir şeyin)) parlaklığı/şanı bir şeyin parlaklığı veya prestiji The lustre of the silk was amazing.

Synonyms: sheen, gloss, brilliance, prestige; Antonyms: dullness, tarnish

Latince 'aydınlatmak' anlamına gelen 'lustrare' kelimesinden gelir. Bir şeyi parlatan kaliteyi ifade eder.

Bir incinin 'parlaklığını' veya büyük bir başarının 'şanını' düşünün. 'centre' veya 'theatre' gibi İngiliz İngilizcesindeki '-re' yazımına dikkat edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.