noun

magic

sihir, büyü, cazibe

He believes in magic.

Sihre inanıyor.

The children love watching magic tricks.

Çocuklar sihirbazlık numaraları izlemeyi sever.

It was a moment of pure magic.

Saf bir sihir anıydı.

((sayılamayan)) doğaüstü güç Sihre inanıyor.

((sayılamayan)) eğlence amaçlı numaralar Çocuklar sihirbazlık numaraları izlemeyi sever.

((sayılamayan)) özel, heyecan verici bir nitelik Saf bir sihir anıydı.

Eş anlamlılar: büyücülük, sihirbazlık, efsun

Eski Fars rahipleri olan 'Mecusiler' ile ilgili Yunanca 'magikē' kelimesinden gelir.

Şapkadan tavşan çıkaran bir sihirbaz hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.