noun

magnet

mıknatıs

The fridge was covered in colourful magnets.

Buzdolabı renkli mıknatıslarla kaplıydı.

The city is a magnet for tourists.

Şehir, turistler için bir çekim merkezidir.

((isim)) demiri çeken bir nesne The fridge was covered in magnets.

((birisi/bir şey için bir çekim merkezi)) (birini/bir şeyi) çeken bir şey The city is a magnet for tourists.

Eş anlamlılar: lodestone (mıknatıs taşı); (mecazi) attraction (cazibe), lure (çekicilik)

Manyetik magnetitin bulunduğu bir bölge olan Magnesia'dan gelen Yunanca 'magnēs lithos' (Magnesia taşı) kelimesinden türemiştir.

Bir 'mıknatısın' (magnet) 'manyetik' (magnetic) gücü vardır. Bir mıknatısın adını hecelemek için harfleri bir araya getirdiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.