adjective

majestic

görkemli, haşmetli, heybetli

The majestic mountains were covered in snow.

Görkemli dağlar karla kaplıydı.

She has a majestic presence.

Onun haşmetli bir duruşu var.

((sıfat)) görkemli, haşmetli The majestic castle stood on the hill.

Eşanlamlılar: görkemli, heybetli, muhteşem; Zıt anlamlılar: mütevazı, alçakgönüllü.

'Majesty' (haşmet) isminden gelir, bu da Latince 'büyüklük' anlamına gelen 'maiestas'tan türemiştir.

Bir kral veya kraliçenin 'haşmetini' (majesty) düşünün. 'Majestic' bir şey, bu etkileyici güzellik veya ağırbaşlılık kalitesine sahiptir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.