noun

maker

üretici, yapımcı, yaratan

She is a famous furniture maker.

O, ünlü bir mobilya üreticisidir.

This company is a leading car maker.

Bu şirket lider bir araba üreticisidir.

Some people believe in a divine Maker.

Bazı insanlar ilahi bir Yaratıcı'ya inanır.

a maker of ((bir şey)) bir şeyin üreticisi He is a maker of fine violins.

Eş anlamlılar: creator, producer, manufacturer

'make' (yapmak) fiiline, eylemi yapan kişiyi veya şeyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir şeyler 'yapan' (makes) birini düşünün. Kahve makinesi (coffee maker) kahve yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.