adjective

makeshift

geçici, derme çatma, eğreti

They used a box as a makeshift table.

Kutuyu derme çatma bir masa olarak kullandılar.

We built a makeshift shelter for the night.

Gece için derme çatma bir sığınak inşa ettik.

a makeshift ((isim)) derme çatma bir ... They used a box as a makeshift table.

Eş anlamlılar: temporary, improvised, provisional; Zıt anlamlılar: permanent, planned

'İdare etmek' veya 'geçinmek' anlamına gelen eski 'to make shift' ifadesinden gelir.

Bir şeyi yeni, geçici bir amaca 'dönüştürmek' ('shift') için 'yapmanız' ('make') gerektiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.