verb

accelerate

hızlandırmak, ivmelendirmek, çabuklaştırmak

The car can accelerate to 100 mph.

Araba saatte 100 mile kadar hızlanabilir.

The government will accelerate economic reforms.

Hükümet ekonomik reformları hızlandıracak.

((bir şeyi)) (bir şeyi) hızlandırmak The government will accelerate economic reforms.

((bir hıza kadar)) (bir hıza kadar) hızlanmak The car can accelerate to 100 mph.

Eş anlamlılar: hızlandırmak, çabuklaştırmak; Zıt anlamlılar: yavaşlatmak

Latince 'ad-' (yönelme) + 'celer' (çabuk) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'çabukluk katmak'.

Bir arabada 'hızlandırmak' (accelerate) için 'gaz pedalına' (accelerator) basmayı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.