noun

manner

tarz, tavır, usul, görgü

She has a very gentle manner.

Çok nazik bir tavrı var.

He answered in a professional manner.

Profesyonel bir şekilde cevap verdi.

It is bad manners to talk with your mouth full.

Ağzın doluyken konuşmak görgüsüzlüktür.

((bir ... şekilde)) bir şeyi yapma şekli She completed the task in a timely manner.

((birinin tavrı)) bir kişinin davranma şekli His calm manner was very reassuring.

((görgü)) kibar sosyal davranış He has very good manners.

Eş anlamlılar: way, method, style, attitude

Latince 'el' anlamına gelen 'manus' kelimesinden gelir. Birinin bir şeyleri veya kendini 'ele alma' şeklini ifade eder.

'Manners' (görgü kuralları) kelimesini, kendinizi nasıl 'manuel' olarak idare ettiğiniz olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.