verb

marginalize

marjinalleştirmek, dışlamak, ötekileştirmek

The new policy might marginalize poor families.

Yeni politika yoksul aileleri marjinalleştirebilir.

They felt marginalized by the community.

Toplum tarafından dışlanmış hissettiler.

((sb./sth.)) bir kişiyi veya grubu önemsizleştirmek, dışlamak. The new policy might marginalize poor families.

Eş anlamlılar: dışlamak, ötekileştirmek; Zıt anlamlılar: dahil etmek, bütünleştirmek

'marj' (kenar) + '-al' (ile ilgili) + '-ize' (yapmak) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'kenara koymak'.

Birini bir sayfanın kenarına (marjına) iterek önemsizleştirdiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.