noun

marker

işaretleyici, keçeli kalem, işaret, gösterge

Use a red marker to circle the answer.

Cevabı daire içine almak için kırmızı bir kalem kullan.

The blue flag is a marker for the halfway point.

Mavi bayrak, yolun yarısı için bir işarettir.

((bir)) marker bir kalem veya işaret He picked up a blue marker.

Eş anlamlılar: kalem, fosforlu kalem, işaret, gösterge

'İşaretlemek' anlamına gelen 'mark' fiiline, eylemi yapanı belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Kelimenin tam anlamı 'işaretleyen şey'dir.

Bir harita veya beyaz tahta üzerinde bir şeyi 'işaretlemek' için kullanılan bir araç olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.