verb

meant

anlamına gelmek, demek istemek, kastetmek, kaderinde olmak

I meant to call you yesterday.

Dün seni aramayı düşünmüştüm.

The red light meant we had to stop.

Kırmızı ışık durmamız gerektiği anlamına geliyordu.

They were meant for each other.

Onlar birbirleri için yaratılmışlardı.

((bir anlama gelmek)) belirli bir anlama sahip olmak Bu kelime ne anlama geliyor?

((bir şeyi yapmayı kastetmek)) bir şeyi yapmaya niyet etmek Dün seni aramayı düşünmüştüm.

((birisi/bir şey için olmak)) birisi/bir şey için tasarlanmış veya uygun olmak Onlar birbirleri için yaratılmışlardı.

Eş anlamlılar: intend, signify, imply; Zıt anlamlılar: misunderstand

Proto-Cermence *mainijaną ('düşünmek, akılda tutmak') kelimesinden gelir.

'Meant', geçmişte söylemeyi veya yapmayı 'kastettiğiniz' şeydir. Sesi, geçmiş bir eylem gibi kısadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.