noun

mediator

arabulucu, uzlaştırıcı

A neutral mediator was brought in to resolve the conflict.

Çatışmayı çözmek için tarafsız bir arabulucu getirildi.

She acted as a mediator between the manager and staff.

Yönetici ve personel arasında arabulucu olarak görev yaptı.

((as a mediator)) arabulucu olarak Arabulucu olarak görev yaptı.

((mediator between A and B)) (A ile B arasında) arabulucu İki şirket arasında bir arabulucudur.

Eş anlamlılar: arbitrator, go-between, intermediary

Latince 'ortada olmak' anlamına gelen 'mediare'den türeyen 'mediator' kelimesinden gelir. '-or' eki bir işi yapan kişiyi belirtir.

Arabulucu ('mediator'), ortada durarak bir sorunu çözmeye yardımcı olan kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.