verb

meets

buluşmak, tanışmak, karşılamak, yerine getirmek

He meets his friends every Friday.

Her cuma arkadaşlarıyla buluşur.

The plan meets all our requirements.

Plan tüm gereksinimlerimizi karşılıyor.

She meets new people at the club.

Kulüpte yeni insanlarla tanışıyor.

((sb.)) (biriyle) buluşmak He meets his friends every Friday.

((sth.)) (bir şeyi) karşılamak The plan meets all our requirements.

Synonyms: encounter, face, satisfy; Antonyms: avoid, miss

Eski İngilizce'de 'bulmak, karşılaşmak' anlamına gelen 'mētan' kelimesinden gelir.

İki yolun bir noktada 'buluştuğunu' düşünün. Kelimenin özü bir araya gelmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.