adjective

menacing

tehditkar, korkutucu

He gave me a menacing look.

Bana tehditkar bir bakış attı.

The dark clouds looked menacing.

Kara bulutlar tehditkar görünüyordu.

((menacing + isim)) tehditkar Kapıda tehditkar bir silüet duruyordu.

Eş anlamlılar: threatening, intimidating; Zıt anlamlılar: friendly, welcoming

'to menace' fiilinin sıfat-fiil (present participle) halidir.

Bir 'tehdit' (menace) gibi davranan bir şeyi tanımlar. Eğer bir köpek bir tehdit ise, havlaması tehditkardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.