adjective

merciless

acımasız, merhametsiz

The merciless sun beat down on the desert.

Acımasız güneş çölün üzerine vurdu.

He was a merciless critic of her work.

Onun eserlerinin acımasız bir eleştirmeniydi.

merciless ((in sth.)) ((bir şeyde)) acımasız olmak Ordu saldırısında acımasızdı.

Eş anlamlılar: ruthless, cruel; Zıt anlamlılar: merciful, compassionate

'mercy' (merhamet) + '-less' (-siz) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'merhametsiz'dir.

'Daha az merhameti' olan veya hiç merhameti olmayan birini düşünün. '-less' eki '-siz' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.