verb

messed

dağıtmak, mahvetmek, berbat etmek

He messed up his room.

Odasını dağıttı.

I think I messed up the exam.

Sanırım sınavı berbat ettim.

Don't get messed up in their problems.

Onların sorunlarına bulaşma.

((sth.)) up ((sth.))'i dağıtmak, berbat etmek Odasını dağıttı.

with ((sb./sth.)) ((sb./sth.))'e bulaşmak, ile oynamak Biri bilgisayarımla oynamış.

Synonyms: disordered, spoiled, ruined; Antonyms: tidied, organised

Eski Fransızca'da 'bir tabak yemek' anlamına gelen 'mes' kelimesinden türemiştir, zamanla 'karışıklık' anlamını almıştır.

'Messy' (dağınık) bir oda hayal edin. 'Messed' o odayı o hale getiren eylemdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.