noun

messenger

haberci, ulak, kurye

A messenger arrived with an urgent letter.

Acil bir mektupla bir haberci geldi.

He works as a bike messenger in the city.

Şehirde bisikletli kurye olarak çalışıyor.

((bir)) messenger mesaj getiren kişi A messenger arrived with an urgent letter.

Synonyms: kurye, taşıyıcı, elçi

Eski Fransızca 'messagier' kelimesinden, 'message' (mesaj) kelimesinden türemiştir. Mesaj taşıyan kişi anlamına gelir.

'Message' (mesaj) taşıyan kişi (-er) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.