noun

messing

oyalanma, aylaklık etme, maskaralık

There was a lot of messing about in class today.

Bugün derste çok fazla oyalanma vardı.

"No messing," said the coach, "we need to win."

"Maskaralık yok," dedi koç, "kazanmamız lazım."

messing about/around zaman kaybetme veya aptalca davranma eylemi There was a lot of messing about in class today.

no messing şaka yok, ciddi bir şekilde "No messing," said the coach.

Synonyms: oyalanma, şakalaşma, oynama

'Dağıtmak' veya 'becerememek' anlamına gelen 'to mess' fiilinin ulaç halidir.

Bir 'mess' (dağınıklık) yaratma eylemini (-ing) düşünün - ya fiziksel bir dağınıklık ya da zamanınızı boşa harcama.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.