verb

met

buluşmak, tanışmak, karşılamak

I met my friend for coffee yesterday.

Dün arkadaşımla kahve içmek için buluştum.

Have you ever met a famous person?

Hiç ünlü biriyle tanıştın mı?

We met the deadline successfully.

Son teslim tarihine başarıyla yetiştik.

((sb.)) to meet ((sb.)) (biriyle) tanışmak/buluşmak I met my wife in 2010.

((sb.)) to meet ((sth.)) (bir şeyi) karşılamak We met all the requirements.

Synonyms: encounter (karşılaşmak), run into (rastlamak); (koşullar için) satisfy (karşılamak), fulfil (yerine getirmek)

Eski İngilizce'de 'bulmak, karşılaşmak' anlamına gelen 'mētan' kelimesinden gelmektedir.

'Meet' kelimesindeki iki 'e'nin bir araya gelen iki kişi olduğunu hayal edin. Geçmiş zamanda 'met' olurlar - bir 'e' gider, buluşma tamamlanmıştır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.