noun

mill

değirmen, fabrika, öğütücü

The old water mill is now a museum.

Eski su değirmeni şimdi bir müze.

He works at the local steel mill.

Yerel çelik fabrikasında çalışıyor.

She used a pepper mill to season the soup.

Çorbayı tatlandırmak için karabiber değirmeni kullandı.

bir/o değirmen bir değirmen, bir fabrika The old water mill is now a museum.

Eş anlamlılar: factory, plant, grinder, works

Latince 'molīna' (değirmen) kelimesinden, o da 'mola' (değirmen taşı) kelimesinden gelir.

Dönen kanatlarıyla buğday öğüten büyük bir yel değirmeni hayal edin. Sesi 'millllll' gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.