adjective

minor

küçük, önemsiz, reşit olmayan kimse, minör

It's only a minor problem.

Bu sadece küçük bir sorun.

It is illegal to sell alcohol to minors.

Reşit olmayanlara alkol satmak yasa dışıdır.

The symphony is in D minor.

Senfoni re minördür.

a minor ((isim)) küçük bir ~ Bu küçük bir detaydı.

a minor reşit olmayan kimse Reşit olmayan birine sigara satmak yasa dışıdır.

Synonyms: küçük, hafif, önemsiz; Antonyms: majör, önemli

Latince 'parvus' (küçük) kelimesinin karşılaştırmalı hali olan 'minor' (daha küçük, daha az) kelimesinden gelir.

'minus' (eksi) kelimesini düşünün – bir şey eksilir, onu daha küçük veya daha az önemli hale getirir. 'minor' (reşit olmayan) kişi yaş olarak 'daha küçüktür'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.