adjective

miserable

perişan, sefil, berbat, mutsuz

I felt miserable after failing the exam.

Sınavda kaldıktan sonra kendimi perişan hissettim.

They live in a miserable little hut.

Sefil küçük bir kulübede yaşıyorlar.

What miserable weather we're having!

Ne kadar berbat bir hava var!

((perişan olmak)) perişan olmak I felt miserable after failing the exam.

((sefil bir şey)) sefil bir şey They live in a miserable little hut.

Eş anlamlılar: unhappy, sad, depressed; Zıt anlamlılar: happy, cheerful

Latince 'sefil' anlamına gelen 'miser' kelimesinden gelir.

'misery-able' gibi duyulur – sefalet hissedebilen.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.