noun

misery

sefalet, perişanlık, ızdırap

The war brought misery to thousands of people.

Savaş binlerce insana sefalet getirdi.

Put the old dog out of its misery.

Yaşlı köpeği acısından kurtar.

((sefalet)) sefalet The war brought misery to thousands of people.

((birinin/bir şeyin acısına son vermek)) birinin/bir şeyin acısına son vermek Put the old dog out of its misery.

Eş anlamlılar: suffering, distress, unhappiness; Zıt anlamlılar: joy, happiness

Latince 'sefil' anlamına gelen 'miser' kelimesinden türeyen 'miseria'dan gelir.

Stephen King'in karakterin büyük acılara neden olduğu 'Misery' (Sadist) romanını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.