adjective

missed

kaçırılmış, gözden kaçan

It was a missed opportunity.

Bu kaçırılmış bir fırsattı.

He scored from a missed penalty.

Kaçırılan bir penaltıdan gol attı.

missed ((isim)) alınmamış veya vurulmamış bir ismi tanımlar Bu kaçırılmış bir fırsattı.

Eş anlamlılar: lost, overlooked; Zıt anlamlılar: taken, seized

'to miss' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve sıfat olarak kullanılır.

Bir şeyi 'kaçırdığınızı' (eylem) düşünün, bu yüzden o şimdi 'kaçırılmış' (durum) bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.