verb

mitigate

hafifletmek, azaltmak, yatıştırmak

They took steps to mitigate the damage.

Hasarı hafifletmek için adımlar attılar.

New measures were introduced to mitigate the effects of pollution.

Kirliliğin etkilerini azaltmak için yeni önlemler alındı.

((bir şeyi)) hafifletmek, azaltmak Hasarı hafifletmek için adımlar attılar.

Eş anlamlılar: hafifletmek, azaltmak, dindirmek; Zıt anlamlılar: ağırlaştırmak, kötüleştirmek

Latince 'mitigare' (yumuşatmak) kelimesinden, 'mitis' (hafif) + 'agere' (yapmak) köklerinden gelir.

Bir sorunu 'hafifletmek' veya 'yumuşatmak' olarak düşünün. Sanki bir 'mit'i (efsaneyi) 'gate' (kapı) dışarı ederek etkisini azaltıyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.