verb

mix

karıştırmak, harmanlamak, kaynaşmak

Mix the flour and sugar together.

Unu ve şekeri birlikte karıştırın.

Oil and water do not mix.

Yağ ve su karışmaz.

He doesn't mix well with other children.

Diğer çocuklarla iyi anlaşamıyor.

((bir şeyi)) ((bir şeyle)) (bir şeyi) (bir şeyle) karıştırmak Mix the eggs with the milk.

((bir şeyi)) ((ve bir şeyi)) (bir şeyi) ve (bir şeyi) karıştırmak Mix the flour and sugar together.

((biriyle)) (biriyle) kaynaşmak She enjoys mixing with different people.

Eş anlamlılar: blend, combine; Zıt anlamlılar: separate, divide

Latince 'karıştırmak' anlamına gelen 'miscere' kelimesinden gelir.

Malzemeleri karıştıran bir aşçıyı veya müzikleri mix'leyen bir DJ'i düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.