adjective

mixed

karışık, karma

We had mixed feelings about the decision.

Karar hakkında karışık duygularımız vardı.

The class is a mixed group of students.

Sınıf, karışık bir öğrenci grubudur.

I'd like a bag of mixed sweets, please.

Bir torba karışık şekerleme istiyorum, lütfen.

mixed ((isim)) karışık She has mixed emotions about moving.

Eş anlamlılar: varied, diverse; Zıt anlamlılar: uniform, homogeneous

'to mix' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacıdır.

'Mixed', 'to mix' eyleminin sonucudur. 'Karışık salata' (mixed salad) veya 'karışık kuruyemiş' (mixed nuts) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.