verb

moan

sızlanmak, inlemek, şikayet etmek

He's always moaning about his job.

Sürekli işinden sızlanıyor.

The injured man was moaning in pain.

Yaralı adam acı içinde inliyordu.

((about sth.)) (bir şey) hakkında sızlanmak He's always moaning about work.

((fiil)) acı veya zevkten dolayı alçak bir ses çıkarmak The patient was moaning.

Eş anlamlılar: complain, grumble, groan, whine

Eski İngilizce'de 'şikayet etmek, ağıt yakmak' anlamına gelen 'mānan' kelimesinden.

'oa' sesi, şikayet eden veya acı çeken birinin sesi gibi uzun ve alçaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.