noun

accent

aksan, şive, vurgu, belirgin özellik

He has a strong French accent.

Güçlü bir Fransız aksanı var.

The accent is on the first syllable.

Vurgu ilk hecededir.

The room was decorated with blue accents.

Oda mavi dokunuşlarla dekore edilmişti.

((bir ... aksan)) kelimeleri telaffuz etme şekli She speaks with a slight Irish accent.

((bir şeydeki vurgu)) bir hecedeki vurgu In 'computer', the accent is on the second syllable.

Synonyms: pronunciation, intonation, stress, emphasis

Latince 'konuşmaya eklenen şarkı' anlamına gelen 'accentus' kelimesinden, 'ad-' (yönelme) + 'cantus' (şarkı) köklerinden gelir.

Bir 'aksan'ın birinin konuşmasına nasıl belirli bir 'şarkı' veya 'melodi' kattığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.