adjective

modest

mütevazı, alçakgönüllü, ılımlı

He is very modest about his achievements.

Başarıları konusunda çok mütevazıdır.

She lives in a modest house.

Mütevazı bir evde yaşıyor.

They saw a modest improvement in sales.

Satışlarda mütevazı bir iyileşme gördüler.

((about sth.)) (bir şey hakkında) mütevazı olmak He is modest about his success.

çok büyük, pahalı veya önemli olmayan She earns a modest salary.

Eş anlamlılar: alçakgönüllü, gösterişsiz, sade; Zıt anlamlılar: kibirli, övünen, savurgan

Latince 'ölçülü duran' anlamına gelen 'modestus'tan, bu da 'modus' (ölçü) kelimesinden gelir.

'Modest' bir kişi egosunu 'mod'da veya ölçü içinde tutar. 'Moderate' (ılımlı) kelimesini de düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.