noun

mole

köstebek, ben, casus

A mole dug a tunnel in the garden.

Bir köstebek bahçede bir tünel kazdı.

She has a small mole on her cheek.

Yanağında küçük bir ben var.

They discovered a mole in the agency.

Ajansta bir casus keşfettiler.

((bir/o)) köstebek tünel kazan bir hayvan A mole dug a tunnel in the garden.

((bir/o)) ben ciltteki bir leke She has a small mole on her cheek.

((bir/o)) casus bir organizasyon içindeki bir casus They discovered a mole in the agency.

Hayvan: sivri fare; Cilt lekesi: doğum lekesi; Casus: ajan, muhbir

Hayvan: Orta İngilizce `molle`'den. Cilt lekesi: Eski İngilizce `māl` 'leke'den. Casus: hayvanın toprağı kazma alışkanlıklarından.

Bir köstebek (hayvan) gibi yeraltında yaşayan, belirgin bir beni (cilt lekesi) olan bir casus (köstebek) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.