noun

ardor

şevk, coşku, gayret

He pursued his goals with great ardor.

Hedeflerinin peşinden büyük bir şevkle gitti.

The ardor of his speech moved the crowd.

Konuşmasının coşkusu kalabalığı etkiledi.

((şevkle)) ((ardor)) tutku veya coşkuyla Hedeflerinin peşinden büyük bir şevkle gitti.

Eş anlamlılar: passion, fervor, zeal; Zıt anlamlılar: apathy, indifference

Latince 'ısı, alev' anlamına gelen 'ardor' kelimesinden gelir ve 'yanmak' anlamına gelen 'ardere' ile ilgilidir.

Bu, 'ardent' kelimesinin isim halidir. Eğer 'ardent' iseniz, 'ardor'a sahipsiniz demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.