adjective

arduous

meşakkatli, zahmetli, güç

It was an arduous journey through the mountains.

Dağların arasından meşakkatli bir yolculuktu.

He began the arduous task of cleaning the house.

Evi temizlemenin zahmetli işine başladı.

((meşakkatli bir)) ((isim)) zor ve yorucu Meşakkatli bir yolculuktu.

Eş anlamlılar: difficult, strenuous, laborious; Zıt anlamlılar: easy, effortless

Latince 'sarp, zor' anlamına gelen 'arduus' kelimesinden gelir.

'Arduous' bir görevin sarp ('arduus') bir dağa tırmanmak gibi olduğunu hayal edin - çok zor ve yorucu.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.