adjective

mountainous

dağlık, kocaman

It is a mountainous region.

Burası dağlık bir bölge.

He faced a mountainous pile of work.

Dağ gibi bir iş yığınıyla karşı karşıya kaldı.

mountainous ((noun)) dağlık ~ It is a mountainous region.

Eş anlamlılar: hilly, rugged, huge; Zıt anlamlılar: flat, level

'mountain' (dağ) + '-ous' ('ile dolu' veya 'ile karakterize' anlamına gelen bir ek) kelimelerinden türemiştir.

'-ous' eki 'ile dolu' anlamına gelir, bu yüzden 'mountainous' kelimenin tam anlamıyla 'dağlarla dolu' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.