noun

movement

hareket, akım, gelişme, bölüm (müzik)

There was a slight movement in the bushes.

Çalılıklarda hafif bir hareket vardı.

She is active in the feminist movement.

Feminist harekette aktiftir.

The first movement of the symphony is fast.

Senfoninin ilk bölümü hızlıdır.

a movement of ((sth.)) (bir şeyin) hareketi There was a movement of the curtains.

a movement for/against ((sth.)) (bir şey) için/karşıtı hareket It's a movement for social change.

Synonyms: motion, action, campaign; Antonyms: stillness, inaction

'move' (hareket etmek) fiiline, bir eylemi veya sonucunu belirten '-ment' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'move-ment' kelimesini hareket etme eylemi olarak düşünün. Bu hem fiziksel hareket hem de toplumsal 'hareketler' için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.