adjective

moving

dokunaklı, duygulandırıcı

It was a very moving speech.

Çok dokunaklı bir konuşmaydı.

The film had a moving ending.

Filmin dokunaklı bir sonu vardı.

a moving ((noun)) dokunaklı bir (isim) It was a very moving speech.

Eş anlamlılar: touching, poignant; Zıt anlamlılar: dull, boring

Duyguları 'harekete geçirmek' anlamında 'to move' (hareket etmek) fiilinden gelir.

Kalbinizi 'harekete geçiren' veya güçlü duygular hissettiren bir hikaye hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.