noun

murder

cinayet

He was found guilty of murder.

Cinayetten suçlu bulundu.

The police are investigating a murder.

Polis bir cinayeti soruşturuyor.

((noun)) cinayet (suç) Cinayetle suçlandı.

((noun)) bir cinayet (olay) Dün gece kasabada bir cinayet işlendi.

Eş anlamlılar: killing (öldürme), homicide (adam öldürme), assassination (suikast)

Eski İngilizce 'morðor' kelimesinden, Proto-Germen *murthran'dan, ölümle ilgilidir.

Polisiye filmlerde ve haberlerde sıkça duyulan bir kelimedir. 'Murder mystery' (cinayet gizemi) ifadesini hatırlayarak kelimeyi 'cinayet' ile bağdaştırabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.