noun

music

müzik

She loves listening to classical music.

Klasik müzik dinlemeyi çok sever.

The music at the party was too loud.

Partideki müzik çok yüksekti.

müzik (sayılamayan) müzik She loves listening to classical music.

Synonyms: melody, tune, song, harmony

Yunanca'da '(Müzlerin) sanatı' anlamına gelen 'mousikē (tekhnē)' kelimesinden gelir.

'Müze' (museum) gibi, 'müzik' de Müzlerden ilham alan bir sanat formudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.