noun

mustard

hardal

I'd like some mustard on my hot dog.

Sosisli sandviçime biraz hardal istiyorum.

The fields were a bright mustard yellow.

Tarlalar parlak bir hardal sarısıydı.

((sayılamayan isim)) keskin tadı olan sarı bir sos I'd like some mustard on my hot dog.

((sıfat kullanımı)) kahverengimsi sarı bir renk The fields were a bright mustard yellow.

Eş anlamlılar: (renk için) sarı, altın

Eski Fransızca'da 'genç şarap' anlamına gelen 'most' kelimesinden türeyen 'mostarde'den gelmektedir, çünkü başlangıçta şıra ile hazırlanırdı.

Sosisli sandviçinizin üzerine sürdüğünüz sarı 'hardalı' (mustard) hayal edin. Kelimeyi bu görüntü ve tat ile ilişkilendirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.