verb

muster

toplamak, bir araya getirmek, (cesaretini) toplamak

She managed to muster the courage to ask for a pay rise.

Maaş zammı istemek için cesaretini toplamayı başardı.

The troops mustered on the battlefield.

Birlikler savaş alanında toplandı.

((sth.)) bir nitelik veya duygu bulmak veya üretmek She managed to muster the courage to ask for a pay rise.

((sb.)) bir araya gelmek veya insanları bir araya getirmek The troops mustered on the battlefield.

Eş anlamlılar: gather (toplamak), assemble (bir araya getirmek), summon (çağırmak); Zıt anlamlılar: disperse (dağıtmak), scatter (saçmak)

Eski Fransızca'da 'göstermek' anlamına gelen 'mostrer' kelimesinden, o da Latince 'göstermek' anlamına gelen 'monstrare'den gelir. Anlamı 'teftiş için toplamak' şeklinde gelişmiştir.

'Muster' kelimesini, cesaretinize 'hükmetmek' (mastering) veya bir grup insana 'hükmederek' onları bir araya getirmek olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.