noun

muzzle

ağızlık, namlu, (fiil) ağızlık takmak, (fiil) susturmak

The dog has to wear a muzzle in public.

Köpek halka açık yerlerde ağızlık takmak zorunda.

He looked down the muzzle of the gun.

Silahın namlusuna baktı.

They tried to muzzle the press.

Basını susturmaya çalıştılar.

a muzzle for ((an animal)) (bir hayvan) için ağızlık The dog has to wear a muzzle in public.

the muzzle of ((a gun)) (bir silahın) namlusu He looked down the muzzle of the gun.

to muzzle ((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) susturmak They tried to muzzle the press.

Eş anlamlılar (isim): restraint, gag; Eş anlamlılar (fiil): silence, suppress

Eski Fransızca 'burun' anlamına gelen 'mus' kelimesinden gelen 'musel' kelimesinden türemiştir.

Bir köpeğin 'ağzını' veya bir silahın 'ağzını' hayal edin. Sesi 'puzzle' (bulmaca) kelimesine benzer - köpeğe ağızlığı (muzzle) takmak bir bulmaca (puzzle) gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.