noun

arousal

uyarılma, tahrik, canlanma

The film caused a state of emotional arousal.

Film, duygusal bir uyarılma durumuna neden oldu.

Caffeine can increase physiological arousal.

Kafein, fizyolojik uyarılmayı artırabilir.

a state of arousal bir uyarılma durumu The film caused a state of emotional arousal.

physiological/emotional arousal fizyolojik/duygusal uyarılma Caffeine can increase physiological arousal.

Eş anlamlılar: excitement, stimulation, awakening

'arouse' (uyandırmak) fiilinden ve isim yapan '-al' ekinden türemiştir.

'arousal' kelimesini 'aroused' (uyarılmış) veya uyanmış olmanın durumu veya sonucu olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.