noun

arrangement

düzenleme, anlaşma, tertip, aranjman

We made an arrangement to meet at six.

Saat altıda buluşmak için bir düzenleme yaptık.

I like the arrangement of the furniture.

Mobilyaların düzenlemesini beğendim.

He wrote a new arrangement of the song.

Şarkının yeni bir aranjmanını yazdı.

((bir şey yapmak için)) düzenleme buluşmak için bir düzenleme yaptık We made an arrangement to meet.

((biriyle)) anlaşma patronumla bir anlaşmam var I have an arrangement with my boss.

((bir şeyin)) düzenlemesi çiçeklerin düzenlemesi çok güzeldi The arrangement of flowers was beautiful.

Synonyms: plan, layout, agreement, composition

Eski Fransızca 'arrangier' (sıraya dizmek) kelimesinden gelir. 'ar-' (yönelme) + 'rangier' (sıralamak).

Bir şeyleri belirli bir sıraya veya plana göre 'arrange' (düzenlemek) ettiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.