verb

arrives

varmak, ulaşmak

He arrives at work at nine.

Saat dokuzda işe varır.

The bus arrives every ten minutes.

Otobüs her on dakikada bir gelir.

((bir yere)) bir yere varmak Tren istasyona vardı.

Eş anlamlılar: varmak, ulaşmak; Zıt anlamlılar: ayrılmak, gitmek

Eski Fransızca 'ariver' kelimesinden, Latince 'ad ripare' yani 'kıyıya varmak' anlamından gelir (ad- '-e' + ripa 'kıyı').

Bir teknenin nehir (river) kıyısına vardığını (arrive) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.