noun

art

sanat, beceri, ustalık

I enjoy modern art.

Modern sanattan hoşlanırım.

She has a real art for making people feel welcome.

İnsanları hoş karşılandıklarını hissettirme konusunda gerçek bir sanatı var.

That painting is a beautiful work of art.

O tablo güzel bir sanat eseri.

((sayılamayan)) yaratıcı becerinin ifadesi Modern sanattan hoşlanırım.

((sayılabilen)) resim veya heykel gibi bir sanat eseri O tablo güzel bir sanat eseri.

((tekil)) belirli bir şeyi yapma becerisi İnsanları hoş karşılandıklarını hissettirme konusunda gerçek bir sanatı var.

Eş anlamlılar: craft, skill, creativity, masterpiece

Eski Fransızca 'art' kelimesinden, o da 'beceri' veya 'zanaat' anlamına gelen Latince 'ars' kelimesinden gelir.

'Art' kelimesinin 'heart' (kalp) kelimesinin ortasında olduğunu unutmayın. Sanat genellikle kalpten gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.