noun

artefact

eser, insan yapımı nesne

The museum has many ancient Egyptian artefacts.

Müzede birçok eski Mısır eseri bulunmaktadır.

Digital compression can create visual artefacts in an image.

Dijital sıkıştırma bir görüntüde görsel yapaylıklar oluşturabilir.

((an artefact)) ((from a place/time)) (bir yerden/zamandan) bir eser The museum has artefacts from Roman Britain.

Eş anlamlılar: object, relic, item, finding

Latince 'arte' (beceri ile) + 'factum' (yapılmış şey). Kelimenin tam anlamıyla 'beceri ile yapılmış bir şey'.

Parçalara ayırın: ARTE + FACT. 'Arte' sanat/beceri ile ilgilidir ve 'fact' yapılmış bir şeyle ('factory' gibi) ilgilidir. Yani, beceri ile yapılmış bir nesnedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.