conjunction

as

olarak, gibi, çünkü, -iken

He works as a teacher.

Öğretmen olarak çalışıyor.

She sings as beautifully as a bird.

Bir kuş kadar güzel şarkı söylüyor.

As it was raining, we stayed inside.

Yağmur yağdığı için içeride kaldık.

He arrived as I was leaving.

Ben ayrılırken o geldi.

as ((a/an + noun)) olarak, bir rolü veya işlevi tanımlamak için He works as a doctor.

as ((adjective/adverb)) as kadar, karşılaştırma yapmak için It's as cold as ice.

as ((clause)) -dığı için, bir neden belirtmek için As it's late, I'll go home.

as ((clause)) -iken, eş zamanlı bir eylemi belirtmek için She smiled as he walked in.

Eş anlamlılar: like, because, when, while

Eski İngilizce'de 'tümüyle öyle, tıpkı' anlamına gelen 'alswa' kelimesinden gelir.

'as' birçok işlevi olan küçük bir kelimedir: rol (as a...), karşılaştırma (as...as), neden (as...) ve zaman (as...).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.