adverb

aside

kenara, bir yana, ayrı

He stepped aside to let her pass.

Geçmesi için kenara çekildi.

She set some money aside for a new car.

Yeni bir araba için biraz para ayırdı.

Jokes aside, we need to be serious.

Şaka bir yana, ciddi olmamız gerekiyor.

[fiil] aside bir yana çekilmek He stepped aside to let her pass.

set sth. aside bir şeyi sonrası için ayırmak She set some money aside for a new car.

Eş anlamlılar: apart (ayrı), separately (ayrı olarak); Zıt anlamlılar: together (birlikte)

'a-' (üzerinde) öneki ve 'side' (yan) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'yanda'dır.

Bir şeyi 'a side' - yani yana - koyduğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.